
Moda Şair Latifi Sokak No:35'de yer alan ve the | work mimari pratiğinin hem çalışma merkezi hem de sosyal yüzü olarak kurgulanan SOFA, tarihi bir yapının minimum müdahale prensibiyle yeniden işlevlendirilmesi projesidir. Daha önce ofis olarak kullanılan bu yapı; üst katlarda mimari üretim süreçlerinin devam ettiği profesyonel bir çalışma alanı, zemin ve bahçe katlarında ise nitelikli bir kafe kurgusuyla hibrit bir modelde ele alınmıştır.
Projenin en karakteristik müdahalesi, yapının atıl durumda kalan avlusunun yeniden canlandırılmasıdır. Uzun süredir kullanılmayan ve atıklarla dolmuş olan mevcut havuz yapısı; temizlik sürecinin ardından su öğesinin dinamizmiyle hayata döndürülmüştür. Havuza entegre edilen fıskiye sistemiyle elde edilen su sesi, avlu içerisindeki doğal akustik konforu artırırken; yoğun kentsel doku içerisinde kullanıcılar için işitsel ve görsel bir kaçış alanı yaratmıştır.
Bahçe tasarımında mahremiyet ve sükunet odaklı bir peyzaj dili benimsenmiştir. Çevre yapıların görsel etkisini kırmak ve izole bir atmosfer yaratmak amacıyla bahçe çeperleri doğal bir paravan işlevi gören bambu dizileriyle çevrelenmiştir. Zeminde tercih edilen çakıl taşları ve peyzaj alanına yerleştirilen şezlonglar, kullanıcıya İstanbul’un merkezinde zamansız ve huzurlu bir bahçe deneyimi sunmaktadır. Yapının iç mekanlarında ise odaların özgün plan şeması korunarak; bireysel çalışma, dingin bir kahve deneyimi için farklı ölçeklerde oturma alanları kurgulanmıştır. SOFA, mimari disiplin ile sosyal mekan enerjisinin birbirini beslediği, mekansal hafızaya duyarlı bir dönüşüm örneğidir.

















































